School of Sufi Teaching

Sufi Öğretileri Okulu

Nakşibendî, Müceddidî, Çiştî, Kadirî, Şâzelî Uygulamaları

Support the Sufi School
Sufi School is a non-profit charity involved in creating awareness about Sufism and providing authentic Sufi teachings to sincere seekers.

All the teachings are given free of cost and students are not charged for attending our weekly gatherings for teaching, mentoring, discussions and group practices.

Our activities are carried out through voluntary donations. We request you to donate generously to support our work. Any amount of donation to help us to continue this good work will be appreciated and thankfully accepted.

PayPal
Use PayPal to send a donation to the School of Sufi Teaching.

A PayPal account is not mandatory, credit cards are accepted as well.

Amazon Smile
Select the School of Sufi Teaching as your charity on Amazon.

Amazon will donate 0.5% of any purchases you make to us, without any extra cost to you.

Wire transfer
Name: School of Sufi Teaching
Account Number: 11397222
Sort Code: 40-03-16
Bank: HSBC UK
Address: 85 Lewisham High Street, Lewisham, London SE13 6BE
IBAN: GB47HBUK40031611397222
BIC: HBUKGB4140T

Yoldaki Farkındalıklar

Sufilik yolundaki kişilerin araştırmaları teorik değil, pratik ve kişiseldir, ve varılan farkındalık hallerini söze dökmek zordur. Öğrencilerin farkındalıkları arasında ilk yaşananı aşkın boyutun idrakıdır. Akıl tarafından kavranamayan evrensel unsurlara göz atarak, maddesel hadiselerin ötesinde bir şeyin tadına varırlar. Yeni bir gerçekliğin tasavvuru, hayatlarına ve düşüncelerine tesir etmeye başlar.

Öğrenciler kalp ve diğer letâif’leri (ruhani merkezleri) uyandırdıkça kendilerini anlamaları daha da derinleşir. Rasyonel zihin genişler, ve arayış yolundakiler varoluşsal unsurların hepsini doğru düzgün bir bakış açısıyla görebilme olasılığı için gerekli aydınlanmayı yaşarlar.

Özenle ve sebat ederek uygulamalara devam eden öğrenciler aşağıda belirtilen ifadelere ilişkin kişisel deneyimler yaşayabilirler.

  1. Maddeselliğin olgusal dünyası ve bireysel bilinç, yalnızca kısmi bir gerçekliktir.
  2. İnsan tecrübi kendiliğinin yanısıra başka bir özbenliğe sahiptir: sonsuz kendilik.
  3. Bir kişi, akıla ve zekaya göre daha üstün olan özenle beslenmiş içsel dünyası yoluyla İlahi Olan’la doğrudan bir deneyim yaşayabilir.
  4. Bir kişi yetkili bir rehberin de yardımıyla, inançla bir disiplin peşinde giderse, kısıtlı kendiliğini hakiki kendiliğiyle idrak edip tanıyabilir.

Bir noktadan sonra farkındalıklar kişinin varoluş biçiminden ayrılamaz hale gelirler. Öğrenciler, insanların içgüdülerin kölesi olmadıklarını, daha üstün değerleri ifade edebilme arzusuna ve hareketlerini kontrol edebilme iradesine sahip olduklarını daha berrak bir farkındalıkla kavrarlar. Öğrenciler İlahi Varlık’ı herşeyde görmeye başladıkları zaman, insan yaşamının – hem kendi kişisel yaşamlarının hem de insanlığın kolektif kaderinin – anlamını daha iyi anlamaya başlarlar. Ben-merkezci ve dar bakış açıları yerlerini daha geniş bir bakış açısına bırakırlar, ve bu geniş perspektif öğrencileri her düşünceyi, sözü, ve eylemi bir ibadet ve hizmet etme biçimine dönüştürmeleri konusunda yüreklendirir. Öğrenciler, işin içinde kişisel fayda ya da dışsal baskının olmadığı durumlarda bile sürekli hep iyi olanın arzulandığı bilinç haline yaklaşırlar.

Herşey Allah’ın iradesiyle yönlendirildiğine göre, arayış yolundakiler Allah’a güvenle bağlı olmayı, sabırlı ve kabul etme halinde olmayı öğrenirler. Yaptıkları uygulamalar yoluyla ayrıca ölümden sonra yaşam olduğuna dair de onay alabilirler. Bu dünyanın bir sonrakine hazırlık olduğunu farkettikleri zaman, daha takva ehli ve faziletli bir yaşam biçimi edinme isteği duyarlar.

Sufizm içten dışa bir yolculuktur. Arayış yoluna çıkan, özbenliğinin farkına vararak Allah’ın farkına varır. Allah’ın farkına vararak benliğinden arınır. Adım adım eski varlığı dönüşüme uğrayıp Allah’ın lütfu ile fena ve bekaya erişir: bu, birlik deneyimi, İlahi Olan’da yok olma deneyimi, ve Yüce Yaradan’da ve O’nunla yaşama deneyimidir.

Birlik deneyimi Sufilik yolculuğunun son tasavvuru değildir. Bu seviyeye ulaşanlar, diğer insanlara yardımcı olabilmek için bu seviyeden geri dönerler. Onlar, hem Allah ile hem de bu dünyadadırlar, ve Yaratıcı’ya duydukları yakınlığı yaradılışa hizmete çevirirler. Onlar, Allah’ın günlük hayatta sunduğu görevleri ve sorumlulukları yerine getirmeye hazır bir şekilde her daim doğru frekanstadırlar. Dünya, Allah tarafından yürütülen bir işyeri, en yüksek idrak seviyesindeki Sufi de onun çalışanı gibi olup, herzaman Allah’ın merhametine ve nimetlerine güvenerek görevini en iyi şekilde gerçekleştirmeye çalışır.

Total
0
Shares
Önceki sayfa

Okulun Hikayesi

Sonraki sayfa

Allah'ı anmak (Zikir)

İlgili yazılar
Daha fazla oku

Ruhani Merkezler (Letâif)

İnsan bedeninde genellikle tek bir ruhani merkezin olduğu düşünülmüştür: akıl ya da beyin. Oysa kıdemli Sufiler, manevi deneyimleri yoluyla letâif (tekil: latife) olarak adlandırdıkları başka algı ya da içsel duyu merkezleri keşfettiler. Sonraları keşif (sezgisel içgörü) deneyimlerine dayanarak on tane…
Daha fazla oku

Sonun Başa Dahil edilmesi (Nihayetin Bidayete İndiracı)

“Diğerlerinin bittiği yer bizim başlangıcımızı belirler” anlamına gelen Nihayetin Bidayete İndiracı (ya da diğer bir deyişle Sonun Başa Dahil Edilmesi), Nakşibendî-Müceddidî tarikatında kolaylıkla ayırt edilebilen manevi uygulamaların sıralamasını tanımlamak için kullanılır. 14. yy. ‘da Şeyh Bahaeddin Nakşibend (r.a.) tarafından tanıtılan…
Daha fazla oku

Manevi Yönelme (Teveccüh)

Çoğu araştırmacı Cebrail (a.s.) meleğinin üç kucaklayışının da Peygamber’in (s.a.v) ilk vahiy deneyiminde bir teveccüh biçimi olduğunu göz önüne almışlardır. Cebrail’in (a.s.) Allah’tan getirdiği bilginin teveccüh yoluyla olduğu kanısına varabiliriz. Peygamber (s.a.v.), Cebrail (a.s) gelip ona okumasını söylediğinde Hira mağarasındaydı.…
Daha fazla oku

Manevi Yakınlık (Nisbet)

Arapça’da nisbet sözcüğü iki kişi arasındaki yakınlık ya da bağlılık anlamına gelir. Sufi terminolojisinde ise Allah ile insanlar arasında gelişen yakınlık demektir. Sufizm’in özüne göre bir insan bir nitelik ya da erdemi o kadar geliştirmeli ki tüm varlığına yayılabilsin. Böylesine…