School of Sufi Teaching

Sufi Öğretileri Okulu

Nakşibendî, Müceddidî, Çiştî, Kadirî, Şâzelî Uygulamaları

Support the Sufi School
Sufi School is a non-profit charity involved in creating awareness about Sufism and providing authentic Sufi teachings to sincere seekers.

All the teachings are given free of cost and students are not charged for attending our weekly gatherings for teaching, mentoring, discussions and group practices.

Our activities are carried out through voluntary donations. We request you to donate generously to support our work. Any amount of donation to help us to continue this good work will be appreciated and thankfully accepted.

PayPal
Use PayPal to send a donation to the School of Sufi Teaching.

A PayPal account is not mandatory, credit cards are accepted as well.

Amazon Smile
Select the School of Sufi Teaching as your charity on Amazon.

Amazon will donate 0.5% of any purchases you make to us, without any extra cost to you.

Wire transfer
Banker: HSBC UK
Address: 85 Lewisham High Street, Lewisham, London SE13 6BE
Account Number: 11397222
Sort Code: 40-03-16
IBAN: GB47HBUK40031611397222
BIC: HBUKGB4140T

Allah’ı anmak (Zikir)

Sufi üstadlar zikire (Allah’ı anmaya), arayış yolundaki kimsenin dikkatini Allah’a odaklayarak imanını, bilgisini ve inancını güçlendirdiği için önem verirler. Allah’ın temel emirlerinden biri de, İlahi Varlık’a ilişkin devamlılığı olan bir farkındalık oluşana kadar olabildiğince sıklıkla zikir etmektir. Allah Musa Peygamber’e “Hiç şüphesiz ben -yalnızca ben – Allah’ım. Ben’den başka ilah yoktur. O halde yalnız Bana kulluk et ve Beni anmak için dosdoğru namaz kıl!”(Kuran 20:14) diye bildirmiştir. Zikire ilişkin bu emir, her ne kadar zikirin biçimleri yere ve zamana göre değişiklik gösterse de, bütün nesillere hitap edecek şekilde geniş tutulmuştur.

Hazreti Muhammed’in Sahabeleri (r.a.) zikiri biçimsel bir teknik olarak uygulamadılar, çünkü Peygamber’in (s.a.v.) tek bir bakışı insanın bilincini geliştirmeye yeterdi. Peygamber’in ölümünden sonra İslami öğretiler derlendiğinde, sahabeler tarafından ulaşılan anma halinin arayışında olan şahıslar zikiri son derece önemli bir araç olarak gördüler. Onlar zikiri Sufizm’in temel uygulaması olarak seçtiler ve onu gerçekleştirmenin en etkili yollarını belirlemeye koyuldular.

Zikir etmek, Cehri (sesli) ya da Hafi (kalpte sessizce) bir halde gerçekleştirilebilinir. Bazı tarikatlar sesli, bazıları da sessiz olanına önem verirler. Her iki biçim de Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) yönlendirmesiyle geçerlidir. Bazı tarikatlar ayakta, bazıları belirli bir oturma pozisyonunda, bazıları da hareket ederek zikir ederler. Şeyhler zikirin etkisini arttırmak için bu varyasyonları sunmuşlardır.

Sufi üstadlar öğrencilerini, zikir yoluyla kalplerini ve ruhlarını arındırmaları için eğitirler. Şeyhin rölü arayış yolundakileri esas olan anma haline yönlendirmek, hem içsel ve dışsal dünyalarda, hem de hayatın fiziksel, ruhsal ve duygusal yönlerinde devamlı olarak İlahi Varlık’ın farkında olmalarına imkan sağlamaktır.

Allah’ı günlük hayatta anmak, arada sırada gerçekleştirilen anma eyleminden daha değerlidir. Zikir bir tören değildir. O, yaşam amacının ta kendisidir. Allah’ı hatırlayan mutluluğa kavuşur, unutan kişi ise yalnızca üzüntü yaşar. Unutkanlık, ağacı taşa dönüştüren taşlaştırıcı bir güçtür. Bunun aksine, zikir yoluyla talip kişi Allah’ın ve meleklerin merhametine, ruh arılığına ve manevi güzelliğe ulaşır. İlerlemek kolaylaşır, ve arayış yolundaki kişi Yaradan’a yakın hale gelir, Allah’ın da dediği gibi: Beni anın ki ben de sizi anayım. (Kuran 2:152)

Total
0
Shares
Önceki sayfa

Yoldaki Farkındalıklar

Sonraki sayfa

Meditasyon (Murakebe)

İlgili yazılar
Daha fazla oku

Ruhani Merkezler (Letâif)

İnsan bedeninde genellikle tek bir ruhani merkezin olduğu düşünülmüştür: akıl ya da beyin. Oysa kıdemli Sufiler, manevi deneyimleri yoluyla letâif (tekil: latife) olarak adlandırdıkları başka algı ya da içsel duyu merkezleri keşfettiler. Sonraları keşif (sezgisel içgörü) deneyimlerine dayanarak on tane…
Daha fazla oku

Sonun Başa Dahil edilmesi (Nihayetin Bidayete İndiracı)

“Diğerlerinin bittiği yer bizim başlangıcımızı belirler” anlamına gelen Nihayetin Bidayete İndiracı (ya da diğer bir deyişle Sonun Başa Dahil Edilmesi), Nakşibendî-Müceddidî tarikatında kolaylıkla ayırt edilebilen manevi uygulamaların sıralamasını tanımlamak için kullanılır. 14. yy. ‘da Şeyh Bahaeddin Nakşibend (r.a.) tarafından tanıtılan…
Daha fazla oku

Manevi Yönelme (Teveccüh)

Çoğu araştırmacı Cebrail (a.s.) meleğinin üç kucaklayışının da Peygamber’in (s.a.v) ilk vahiy deneyiminde bir teveccüh biçimi olduğunu göz önüne almışlardır. Cebrail’in (a.s.) Allah’tan getirdiği bilginin teveccüh yoluyla olduğu kanısına varabiliriz. Peygamber (s.a.v.), Cebrail (a.s) gelip ona okumasını söylediğinde Hira mağarasındaydı.…
Daha fazla oku

Manevi Yakınlık (Nisbet)

Arapça’da nisbet sözcüğü iki kişi arasındaki yakınlık ya da bağlılık anlamına gelir. Sufi terminolojisinde ise Allah ile insanlar arasında gelişen yakınlık demektir. Sufizm’in özüne göre bir insan bir nitelik ya da erdemi o kadar geliştirmeli ki tüm varlığına yayılabilsin. Böylesine…